CAN's profileNOYAN's spacePhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    19 October

    sanal aşk dedikleri ...!

    SANAL AŞK DEDİKLERİ

     Sanal ask dedikleri
    Ne ismi, ne adresi belli
    Is, okul, sorma sakin meslegini
    Kesinkes üniversiteli


    Atar bir isim, der ismim Ali
    Yasini da dogru sözlemez ki
    Yirmi besindedir her dem, olsa da elli
    Acaba bekar midir, evli mi
    Bekarim diyecek tabi ki
    Olsa da torun sahibi


    Dostça baslar hersey önceleri, sizli bizli
    Basbasa kalinca kaçinilmaz sevda sözleri
    Canisi, askisi,göz görmez baska kimseleri
    Asik olursun sözlerine, o birtanesi
    En güzelidir sasi da olsa gözleri


    Belki de kaba saba biri, bilemezsin ki
    Görmek istersin seklini, semalini
    Gönderir katalogtan bir mankenin resmini
    Ates düser yürege bir kere, neylemeli


    O`da sever ALLAH için, dört eder iki kere iki
    Gün gelir kesilir ses soluk, acaba nerdedir ki
    Her gece yanindayken, yoktur artik eseri
    O simdi, yepyeni nik`li


    Tümüyle degistirmis kimligini
    Sen günlerce bekle gelir belki
    Ugrar arada sana da cani istedimi
    Atar bir sürü geçersiz bahaneleri


    Bilirsin, yalandir her kelimesi
    Yine anlatir bir sürü ask hikayeleri
    Seninleyken bile baska masada akli fikri
    Ya mesaj yazar ya, açmistir msn`i


    Sakin ha sakin sitem etmemeli
    Aninda vurur en igneli sözleri
    Ah sanal alem ah, sana ne demeli
    Seninle yasaniyor ask`larin en güzeli


    Acilar senden gelir bal kaymak misali
    Her tatli söz bozduruyor tüm tövbeleri
    Kimin eli kimin cebinde belli degil ki
    Bu gün sen, yarin gelecek baska birileri
    Senin de ondan farkin ne ki


    Ask böyle degildi, kim icat etti ekranda sevmeleri
    Ah sanal alem ah, sana ne demeli
    Kabul eyle sitemlerimizi.

     

    ALINTIDIR...

    19 July

    K.İ.B.

    KenDine iii Baq.

    kendine ii bakkk...

     Kendine iyi bak bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman.
    O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde.
    Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim.
    Olamayacagim. Istesem de istemesem de.
    Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.
    Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme.
    Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik.
    Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim.
    Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim.
    Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum.
    Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum
    Kendine iyi bak.
    Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim.
    Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben.
    Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa,
    Yapayalniz birakiyorum ben.
    Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum.
    Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum.
    Kendine iyi bak, derler ve giderler.
    Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu.
    Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir.
    Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir.
    Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine "Kendine Iyi Bak" gözleriyle ayrilirlar.
    Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar..
    *Taki son elveda mezar sessizligine bürünüceye kadar*
    Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez "Kendine Iyi Bak" derler ve giderler.
    Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler.
    Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
    Kendine iyi bak, derler ve giderler.
    Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler.
    En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek.
    Kendine iyi bak, derler ve giderler.
    Seni suskunluga mahkum edip giderler.
    Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler.
    Seni senden alip giderler.
    Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için.
    Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet.
    Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin.
    Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin.
    *Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin*
    Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak, derler ve giderler.
    Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler.
    Bir tek anilari birakirlar geride,
    Bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
    Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan,
    Çünkü insafsizliklarini görmek istemezler.
    Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler.
    "Bitti" diyemedikleri için , kendine iyi bak derler.
    "Kirildim ve affedemiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
    "Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim"
    Diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
    "Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
    Kendine iyi bak bir noktadir çogu zaman.
    Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben.
    Oysa sen iyisin....
    *Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin.
    Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin.
    Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin.
    Kendine iyi bak deme bana.
    Nokta koyma.
    Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem.. Keske döndürebilsek zamani geriye.
    Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan.
    Nafile...Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?
    Sen eksikken, ben nasil tam olurum?
    Senden kalan boslugu kimlerle doldururum?
    Savassak aramiza giren seytanla olmaz mi?
    Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi,
    Hani sevgi eninde sonunda kazanirdi?
    Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi?
    Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi?
    Bunlarin hepsi yalan mi?... Sahiden...,
    Gitmesen olmaz mi?
    Bitmesek olmaz mi?
    Peki o zaman...
    Senin istedigin gibi olsun...
    Öyleyse.
    Sen de Kendine Iyi Bak.
    Kendine Iyi Bak derler, kursunu kafana sıkıp giderler
    Açıkçası seni ölüme terk ederler.
    Aslında bu hayat oyununda seninle oynarken kendileriyle oynarlar.
    09 April

    ... ben sensiz istanbul'a düşmanım

     >
     

    İçim de sevdan
    aklımda sen
    yüreğimde bir tek   sen
    Uyuyamıyorum düşünemiyorum
    aklımda bir sen Bir gün güneşli
    bir   gün puslu
    Bir hava esiyor yüreğimde hep aklımda sen
    Gecelerde zindan  
    karanlık bulamıyorum yolumu.
    Tek gördüğüm ışığım hedefim sen
    Sevda   bahçesinde cennetim sen
    Yolarına gül dizdim
    beklediğim sen Aldığım nefes   gibi içimdesin sen,
    Ölümüm sen, çözümüm sen,
    ahirim sen
    Bir sabah bir   sabah uyandığımda
    Bulacağım seni hep yanımda
    Rüzgârın saclarına değdiği   gözyaşım
    Akarken anlamını yitirmiş anılara
    Sıcaklığınla nefesinle canlı  
    Benimlesin işte hep yanımda

     

    alıntıdır...

     

     

    25 December

    NAZIM ve DİĞERLERİ...!!!

    zuzu

       
    25 June

    RENKLER ve zevkler TARTIŞILMAZ TIPKI KARAKARTAL gibi...

    Renklerin dili

    RENKLER

    Renkler hayatımızın parçası. Peki renklerin hayatımızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Renk seçiminin kimi zaman karakterimizi yansıttığından ya da  seçtiğimiz rengin bize olumlu ve olumsuz etkileri olduğundan haberiniz var mı?  

    KIRMIZI :
    Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir.

    İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır. 

    YEŞİL
    :
    Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının , bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır. 
     
    SİYAH :
    Duygusallığı ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah matemi temsil ederken, Japonya'da siyah mutluluktur. Siyah fonda kullanılırsa karamsarlığı çağrıştırır. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odaları tercih ederdi. 

    MAVİ
    :
    Vücudumuzda boğaz bölgesini yansıtan bir renktir. Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır. 

    LACİVERT
    :
    Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır. 

    MOR
    :
    Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını  korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir. 


    PEMBE
    :
    Uyum ,neşe , şirinliğin ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir. 

    SARI
    :
    Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.


    BEYAZ:
    Temizliği ve saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler. Politikacılar beyazı pek severler, çünkü temiz, dürüst izlenimi vermek isterler...   

    KAHVERENGİ : Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas Ünv.’de bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket etmiş. Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az zamanda gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta

    13 June

    can KIRIKLARI...!!!

    Can Kırıkları

    Bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense,
    Dünyanın bir ucunda tek başımayım
    Kir göstermeyen renkleriniz sizin olsun
    Korkmaktansa bulanıklığın tam içinde bir başımayım
    Benim belki de gizli bir bildiğim var
    Elbette ağlarım
    Benim can kırıklarım var
    Senin gördüğün yanağımdan süzülenler
    Asıl içimde, içinde yüzdüğüm bir deniz var..
    Şebnem Ferah

    Zaman Geçip Gidiyor...

    Zaman Geçip Gidiyor

    Bilgi sahibi olmadan,
    Fikirlerle dolmuşuz
    Bir yerlerde bir çift elin tuttuğu
    Silahta kurşun olmuşuz

    Kalem sahibi olmadan
    Kılıçlar kuşanmışız
    Yaşayıp yaşatmak dururken
    Hem ölmüş hem katil olmuşuz


    Gözlerimiz var ama
    Görmek istemedikçe
    Yüreklerimiz var ama
    Hissetmedikçe…

    Hiç ıslanmadan yüzmek
    Ne kadar mümkünse
    Hiç yanmadan ateşle
    Ne kadar oynanabilirse

    Içinde yaşamak varken
    Teğet geçmek dünyaya
    Işte bana öyle geliyor
    çünkü zaman geçip gidiyor

    Avuçlarında hissetmek varken
    Birinin ellerini
    Sıkıca tutup sevmekten
    Güvenmekten korkar olmuşuz


    Kapıları kapatmak yetmemiş
    Kepenkler indirmişiz
    Bir küçük asma kilitle
    Insanı insan şerrinden sakınmışız

    Gözlerimiz var ama
    Görmek istemedikçe
    Yüreklerimiz var ama hissetmedikçe


    Hiç ıslanmadan yüzmek
    Ne kadar mümkünse
    Hiç yanmadan ateşle
    Ne kadar oynanabilirse

    Içinde yaşamak varken
    Teğet geçmek dünyaya
    Işte bana öyle geliyor
    Çünkü zaman geçip gidiyor


    Zamanımız var ama
    Korkmayı sürdürdükçe
    Ruhumuz var teslim etmeden önce

    Hiç ıslanmadan yüzmek
    Ne kadar mümkünse
    Hiç yanmadan ateşle
    Ne kadar oynanabilirse

    Içinde yaşamak varken
    Teğet geçmek dünyaya
    Işte bana öyle geliyor
    Çünkü zaman geçip gidiyor
    Şebnem Ferah

    HoşçakaL...

    Hoşçakal

    Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum,
    Bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm
    Bu garip bir veda olacak
    Çünkü aslında hep içimdesin
    Ne kadar uzağa gitsem de
    Gittiğim her yerde benimlesin
    Söylenecek söz yok,
    Gidiyorum ben...
    Hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal
    Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya,
    Şahlanıp gitmek içimde var
    Hoşçakal..
    Biraz su biraz yeşillik her yer benim evimdir
    Taşırım dünyayı sırtımda
    Her dil benim dilimdir
    Ama söylenecek söz yok gidiyorum ben..
    Hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal
    Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
    Şahlanıp gitmek içimde var
    Hoşçakal..
    Şebnem Ferah

    GEÇMİŞE YOLCULUK

    Geçmişe Yolculuk

    Bugün kendimi kuru yapraklarla kaplı
    çıkmaz bir sokağa benzetiyorum
    Sadece o sokakta yaşayanlar üzerimden
    Gelip geçiyor

    Bugün kendimi odalarından çoğu boş
    Bazen dolan bir otel gibi hissediyorum
    Içimden ne hayatlar ne hikayeler ne aşklar
    Geçip gidiyor

    Ben böyle değildim ne zaman kayboldum
    Rüzgarla dans ederdim ne zaman savruldum
    Bir ses duydum geçmiş zamandan
    Bir ses duydum küçük bir kızdan

    Bir bilet istiyorum
    Sadece gidiş olsun
    çocukluğun saflığına
    Gidip orda yaşamam gerek


    Bilet istiyorum
    Tek kişilik olsun
    Yarına çıkabilmem için
    Heyecanı hatırlamam gerek


    Bugün kendimi parktaki bir bank gibi
    Sessiz ve sabit hissediyorum
    Geceleri üzerimde şehrin ışıkları
    Yatıp uyuyor

    Bugün kendimi tonlarca yük taşıyan
    Gemilerin denizi gibi hissediyorum
    Kaldırma kuvvetim var ama şehrin atıkları
    Içime akıyor

    Ben böyle değildim ne zaman kayboldum
    Rüzgarla dans ederdim ne zaman savruldum
    Bir ses duydum geçmiş zamandan
    Bir ses duydum küçük bir kızdan

    Bir bilet istiyorum
    Sadece gidiş olsun
    çocukluğun saflığına
    Gidip orda yaşamam gerek

    Bilet istiyorum
    Tek kişilik olsun
    Yarına çıkabilmem için
    Heyecanı hatırlamam gerek.
    Şebnem Ferah

    Benİm uMuDum vAr...!!!

    Çakıl Taşları

    Benim çakıl taşlarım var irili ufaklı
    Kaybolduğumda yere yayıp yol yaptığım
    Çakıl taşlarım var her yerden topladığım
    Boşluğa düştüğümde oyunlar yaratıp oynadığım

    Benim bir sözlüğüm var unutulmuş bir dil
    Oysa ki içinde her şeyin anlamı gizli
    Benim bir gözlüğüm var sol camı kırıldı
    Taktığım zamanlarda içini gösteren adeta

    Sen hiç hiç oldun mu, birden duruldun mu
    Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
    Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
    Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
    Düştün mü sen

    Benim hiç boyanmamış dört duvarım var
    Çatlaklarından sızıp içinden geçtiğim
    Benim hiç yıkılmamış duvarlarım var
    Dikkatle baktığımda ardını gördüğüm adeta

    Sen hiç hiç oldun mu birden duruldun mu
    Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
    Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
    Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
    Düştün mü sen

    Benim bir hikayem var sonunu yazmadığım
    Benim bir sevgilim var henüz tanışmadığım
    Benim umudum var benim umudum
    Benim umudum var benim umudum

    Sen hiç hiç oldun mu birden duruldun mu
    Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
    Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
    Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen

    Hiç oldun mu birden duruldun mu
    Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
    Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
    Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
    Düştün mü sen.
    Şebnem Ferah

    BİRİYLE FENA HALDE KONUŞMAYA İHTİYACIM VAR...!!!

    Iyi Kötü / Dans Pisti

    Biriyle fena halde konuşmaya ihtiyacım var
    biriyle fena halde dertleşmeye
    evimde ne sıcak bir tabak yemeğim var
    ne de televizyonun sesinden başka ses

    ama içimde bi' yerlerde sabır taşı gizli sanki
    doğduğum günden bugüne orda duruyor
    sessiz bir kaya düşün deniz kıyısında yalnız
    dalgalara göğüs gerip soğuktan üşüyor

    ne ahlak ne de sevgi gökten dünyaya indi
    insanlık istedi keşfetti hepsini
    dün doğmuş bir bebeğe bile girebilen mikrop misali
    içimizde hem kötü var hem iyi

    hangisi daha güçlü diye beklemektense
    heyecanla attım kendimi dans pistine

    ayrı ayrı hepsiyle dans edecektim
    biraz sohbet ederek çözmeyi deneyecektim
    neden böyle olmuşuz nerelerde kaybolmuşuz
    aklımdaki soruların hepsini soracaktım
    "senin ne haddine böyle şeylerle uğraşmak?"
    Diye soran hazırcı tembel sen misin?
    Böyle yaşlanmak olmaz seninki eskimek, çökmek
    ruhu küskün bomboş bir bedensin
    kelimeler yetse daha neler neler buldum
    elimle koymuş gibi huzurluyum
    geniş ve loş bir yer istersen sen de bir uğra
    doğru yanlış iyi kötü herkes orda

    hangisi daha güçlü diye beklemektense
    heyecanla attım kendimi dans pistine

    ayrı ayrı hepsiyle dans edecektim
    biraz sohbet ederek çözmeyi deneyecektim
    neden böyle olmuşuz nerelerde kaybolmuşuz
    aklımdaki soruların hepsini soracaktım
    Şebnem Ferah

    GÖZ YAŞLARIMIZIN TADI AYNI...

    Gözyaşlarımızın Tadı Aynı

    Gördüğüm rüyanın etkisinden olsa gerek
    garip bir hisle uyandım bu sabah
    ya bugün o günse, hayatın son günüyse
    içimi korku sardı bu sabah

    sevdiğim şeyleri düşündüm sevdiğim insanları
    gördüğüm ve görmediğim yerleri
    son kez uyandıysam ve yapamadığım şeyler varsa
    içimi korku sardı bu sabah

    ya çok yalnızsam
    ya da bomboşsam
    zaten bıkmışsam
    zamanı harcamışsam

    sen, ben, o herkes aynı hikayede
    başı ve sonu aynı gerisi farklı
    bir yerden tutunduysak hayata
    boşa geçirmemeli, bırakmamalı

    derdimiz, yaramız acılarımız farklı olabilir
    gözyaşlarımızın tadı aynı
    değişik, çok başka gibi gözüken yaşamlar varsa da
    pişmanlık herkes için acı olmalı

    ya çok cahilsem
    hiç sevmemişsem
    cesur olmamışsam
    zamanı harcamışsam

    sen, ben, o herkes aynı hikayede
    başı ve sonu aynı gerisi farklı
    bir yerden tutunduysak hayata
    boşa geçirmemeli, bırakmamalı
    Şebnem Ferah
    28 April

    SEN BENİ KAVGADA GÖR GÖZÜM...:(

     

    BENİ KAVGADA GÖR  

     

    Geçer gözüm

    İçimizden bir aşk geçer

    Ve keder

    Ve heder olmuş bir hayat

    Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan

    Öyle yavaş öyle deşer de geçer

    Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına

    Binlerce çocuğa adımızı verirler

    Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler

    Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer

     

    Geçer gözüm

    Memleket kadar bir nağra düşer yıkılmış sokakların pusularına

    Akşam sofralarına aç karnına yüreğim düşer

    Beni adamdan sayma

    İlk gözyaşı

    İlk yere düşen damla

    İlk kancık tuzaklara düştüğümüz hayınlığın hatrına

    Hani cebimizde iki satır mektubu yarım bıraktığımız sevdanın

     

    Hani son bir umutta tutunduğumuz arkadaşlarımız

    Ve kaygan ve ıslak ve kaypak sabahı Ankara'nın

    Ve bilsen

    Tek başına büyür intikam aşk ve sen

    Tek basma büyür elif misali

    mezarıma bıraktığın menekşen

    Geçer gözüm

    İçimizden bir aşk geçer

    Ve keder

    Ve heder olmuş bir hayat

    Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan

    Öyle yavaş öyle deşer de geçer

     

    Beni son kez kavgada gör

    Son kez ölsün arkadan vurmacasına bütün ihanetler

    Sonra şöyle saçlarımı savurup ecel saatine

    Sonra son kez alnından vurulmacasına aşkın

    Bir eşkıyalık yapıp

    Basınca bütün evlerini bu şaşkın İstanbul'un

    Bir de kendimi denize dökünce Üsküdar'dan

    Nasıl da patlar içimde çığlığın

    Bana bu şehri yakmış desinler

    Beni son kez kavgada gör

    Bana kendini satmış desinler

    Beni son kez kavgada gör

     

    Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına

    Binlerce çocuğa adımızı verirler

    Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler

    Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer

     

    Ya bir de sen düşersen ellerimden

    Ya bir de kimsesizsem

    Ya ölüm kadar sevdiğim cesaretim yan çizmişse

    Sonu yok uğraşlarda yılgınsam

    Son mermim avucumda

    Fiyakalı bir eylül sabahı

    Basar giderim kalbine namımın

    Sıkar giderim

    Avucumda mermim menekşem ve arkadaşlarım

     

    Geçer gözüm

    İçimizden bir aşk geçer

    Ve keder

    Ve heder olmuş bir hayat

    Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan

    Öyle yavaş öyle deşer de geçer

    MERHABA:)

    MERHABA  

     

    Merhaba kardeşim, arkadaşım, gönüldaşım merhaba

    Merhaba sırdaşım, amuzdaşım, kaderdaşım merhaba

    İçtiğim su, aldığım hava, yediğim ekmek uyuduğum döşek

    Gördüğüm rüya, beklediğim umut yaşadığım toprak merhaba

     

    Merhaba

    Ormanda ağaç, ağaçta dal, dalda yaprak, yaprakta tırtıl merhaba

    Merhaba ovada çimen, denizde dalga, yaylada kar, dağda bulut merhaba

    Harran, Çukurova, Yedigöller, Çorlu, Isparta, Çaykara Merhaba

    Çankırı, Çorum, Adana, Niksar, Mudurnu, Bandırma

    Midyat, İdil, Tarsus, Kemah, Yüksekova merhaba

    Ula Zeki istanbul neki Erzurum yayla

    Yayla ulan Erzurum sana da olsun merhaba

     

    Merhaba memleketim, mahallede bakkalım, pamuk tarlasında ırgatım

    Vergi dairesinde memurum, dağda çobanım, yürekte sızım, duvarda sazım

    Hasatta yazım, gelinim alyazmalım nazım merhaba

     

    Merhaba şose yolum, dağ patikam, geçit vermez kaçkarım

    Adam yutan gavur dağım, İstanbul izmit otobanım merhaba

    Merhaba Kızılırmak türkülerim, fırat ağıtlarım

    Dicleye yaktıklarım, yeşil ırmak bozlaklarım merhaba

     

    Merhaba ağaçlarım, selvilerim, çınarlarım,

    Rizede çayım, Anamur'da portakalım

    Önde yürüyenim, arkada düşünim

    Seferberliğim, süpürge tohumu yiyenim

    Dedem, edem cennetim cehennemim

    Ey benim memleketim merhaba

     

    Merhaba kardeşim, arkadaşım, gönüldaşım merhaba

    Merhaba sırdaşım, amuzdaşım, kaderdaşım merhaba

    İçtiğim su, aldığım hava, yediğim ekmek uyuduğum döşek

    Gördüğüm rüya, beklediğim umut yaşadığım toprak merhaba

    ADAM GİBİ ADAM CAN NOYAN

    ADAM GİBİ

     

    Ben seni hiç sevmedim ki

    Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim

    Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

    Birde yıldızları sevdim

    Eylül akşamlarında gelip,

    Gözlerinde tutulan.

    Ben seni hiç sevmedim ki

    Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim

    Kurşunları sevdim beni vurduğunda

    Ağlamayı sevdim unuttuğunda

    Yalnız olduğumu anladığımda

    Ayakta kalmamı sevdim

    Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda

    Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği

    Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini

    İkindide yağmur gibi

    Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi

    Ben seni hiç sevmedim ki

    Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim

    Menekşeyle konuşmanı

    Nisan'a hatırlatmanı

    Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını

    Düştüğün zaman kanayan yaralarını

    Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

    Sakız satan çocukları

    Yeni çıkan şarkıları

    Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

    Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

    Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

    Ben seni hiç sevmedim ki

    Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine

    Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde

    Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde

    Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın

    Ağlayan yüzünde İsa'nın

    Ferahlatan gücüyle duanın

    Korkutan yanıyla nar'ın

    İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne

    Gülün üstüne

    Tutunduğum umudun üstüne

    Korkunun üstüne

    Hep senin üstüne, hep senin üstüne

    Ben seni hiç sevmedim ki

    Gittiğin zaman gitmeni sevdim

    Evreni sevdim geldiğin zaman

    Kalmanı sevdim

    Korkuyordum sana alışmaktan

    Yine de sevdim gülümsemeyi

    Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından

    Kırlara ilk kar düştüğü zaman

    Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim

    Seni içimde öldürdüğüm zaman

    Ben seni hiç sevmedim ki

    Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse

    Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

    Birde yıldızları sevdim

    Eylül akşamlarında gelip,

    Gözlerinde tutulan.

    Düştüğün zaman kanayan yaralarını

    Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

    Sakız satan çocukları

    Yeni çıkan şarkıları

    Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

    Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

    Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

    Ben sevdim mi adam gibi severim

    BİR ADIN KALMALI...!!!

     BİR ADIN KALMALI

    Bir adın kalmalı geriye

    Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde

    Aynaların ardında sır

    Yalnızlığın peşinde kuvvet

    Evet nihayet bir adın kalmalı geriye

    Birde o kahreden gurbet

    Sen say ki ben hiç ağlamadım

    Hiç ateşe tutmadım yüreğimi

    Geceleri koynuma almadım ihaneti

    Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan

    Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın

    İçimin nehirlerinden

    Evet yangın

    Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan

    Evet kaybetmenin o zehirli buğusu

    Evet isyan

    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın

    Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı

    Bu sevda biraz nadan

    Biraz da hıçkırık tadı

    Pencere önü menekşelerinde her akşam

    Dağlar sonra oynadı yerinden

    Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca

    Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam

    Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı

    Yani ben seni sevdiğim zaman

    Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın

    Yine de

    Bir adın kalmalı geriye

    Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde

    Aynaların ardında sır

    Yalnızlığın peşinde kuvvet

    Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye

    bir de o kahreden gurbet

    beni affet

    kaybetmek için erken

    sevmek için çok geç

    ALİ MUNZUR...!!!

     

         ALİ MUNZUR  


    AÇILDI ÖMRÜMÜN HARİTASI
    BİR OMZU DÜŞÜK AĞIR DELİKANLI
    EY ALİ MUNZUR, EY DAĞLARIN KARTALI
    SAĞ YANIM BIÇAK YARASI SOL YANIM HİÇRAN
    VE EMANET KALMIŞTIR BİR KÖYLÜ KIZINDA KALBİMİN YARASI
    EY ALİ MUNZUR, EY DAĞLARIN KARTALI
     
    BENİM ÖMRÜMDE, BİR KIRLANGIÇ AĞIDI VARIR BİLDİĞİM
    BENİM ÖMRÜMDE, TEL ÖRGÜLER KUŞLUK AYAZINDA
    KÖR KARANLIK YAĞLI KURŞUN
    BİRDE YANIK TÜRKÜSÜ ANAMIN
    HER BİRİ BİR BAŞKA SEHERİNDE GÜZ DÖNÜMÜNÜN
    VURUP GİTMİŞTİR SESSZCE OĞLULLARI
    ŞU GURBET DENEN ŞU BELLI BUĞ YILANI, ŞU BİLİNMEZ SEFERE
     
    BENİM ÖMRÜMDE, BİR IRMAK VARDIR
    DURUP ÖNÜNDE TAŞ YÜZDÜRDÜĞÜMÜZ AK KÖPÜKLERİNDE
    SESİNE SESİMİZİ KATTIĞIMIZ
    VE ANAMIZIN PATİSKADAN BİÇTİĞİ UZUN DONLARIMIZLA
    BİR TURNA BALIĞINA GENÇLİĞİMİZİ SATTIĞIMIZ
     
    BENİM ÖMRÜMDE, YARI ÇIPLAK POPİL DELİKANLISI ORTALIĞIN
    YAĞMURLARIN SEVDALISI VE PARLAYAN YUSUFTUTAN KŞLARI
    BENİM ÖMRÜMDE, MOR MENEKŞE
    YEDİVEREN GÜLLERİ VE BÖĞÜRTLEN
    BİRDE SEN!
    İÇİME ŞLEYEN AH SEN!
    ONDOKUZ YAŞIMIN
    VE IRMAĞIMIN
    VE TORAĞIMIN HAKKINA BİRDE SEN! ..
    BULUTLARIMA KINA YAKTIĞIM SEBEBİN
    NAMERD OLAYIM SEVMEDİM HİÇ KİMSEYİ BÖYE BU KADAR! ..
    YA DA SEVEMEDİM
    EY ALİ MUNZUR, EY DAĞLARIN ARTALI
    SAĞ YANIM BIÇAK YARASI SOL YANIM HİCRAN
    VE EMANE KALMIŞTIR BİR KÖYLÜ KIZINDA KALBİMİN YARASI
     
    BU DA BİR GURBETTİR YIKAR ADAMI İÇİNE
    BU DA BİR RİVAYETTİR, ON İKİ YIL BİLMEM KAÇ BİN GECE
    BİR TÜRKÜ SESİNDE..
    DUMANLI DAĞLARI DUMAN KAPLAMIŞ
    YİNE Mİ GURBETTEN KARA HABER VAR?
    SEHER VAKTİ BU YERLERDE KİMLER AĞLAMIŞ?
    ÇİMENLER ÜSTÜNDE GÖZ YAŞLARI VAR ..
    BENİM ÖMRÜMDE..
     
    ŞİMDİ VUR, VUR İÇİNE ONCA TALANI
    ONCA SEVDAYI VUR, VUR ALİ MUNZUR
    BU SOL YANDAKİ HİCRAN YARASI ÖYLE ÇOK Kİ..
    BENİM ÖMRÜMDE ÇİÇEĞİN BOZAMADIĞI
    KARANLIĞIN DÜŞEMEDİĞİ YÜZÜM
    BANA MAHSUS KOR AYAZDA ÜŞÜDÜĞÜM
    HERCANIN YEŞİLİ, CEMİLİN ÜZÜM GÖZLÜ GÜZELİ
    VE HÜZÜN YAPRAĞINI DÖKENDE DUT AĞACIN
    KALBİME BİR GÜL DİKEN, FİKRİME SEVDA BATANDA.
    KEMAHIN İSTASYONUNA DOĞU EXPRESİ DEMİR ATANDA
    MURAT SUYU FIRATA KARIŞIR ÜÇ GÜN ÜÇ GECE KAN AKANDA
    BEN BELKİ BİN GECE SAYANDA GURBET AKŞAMLARINDA YILIZLARI
    EMANETİME İYİ BAKASIN KÖYLÜ KIZI
    O ELİNDE TUTTUĞUN KANAYAN ŞEY ALİ MUNZURUN KALBİNİN YARASI
     
    BENİM ÖMRÜMDE, YARI ÇIPLAK KOPİL DELİKANLISI ORTALIĞIN
    YAĞMURLARIN SEVDALISI
    VE PARLAYAN YUSUFTUTAN KUŞLARI
    BENİM ÖMRÜMDE, MOR MENEKŞE
    YEDİVEREN GÜLLERİ VE BÖĞÜRTLEN
    BİRDE SEN!
    İÇİME İŞLEYEN AH SEN!
    ONDOKUZ YAŞIMIN VE IRMAĞIMIN VE TOPRAĞIMIN HAKKINA
    BİRDE SEN!
    BULUTLARIMA KINA YAKTIĞIM SEBEBİN   
    NAMERD OLAYIM SEVMEDİM, HİÇ KİMSEYİ BÖYLE BU KADAR
    YA DA SEVEMEDİM.
    EY ALİ MUNZUR, EY DAĞLARIN KARTALI
    SAĞ YANIM BIÇAK YARASI SOL YANIM HİÇRAN
    VE EMANET KALMIŞTIR BİR KÖYLÜ KIZINDA KALBİMİN YARASI
    AÇILDI ÖMRÜMÜN HARİTASI..
     
    06 April

    BİRİYLE FENA HALDE KONUŞMAYA İHTİYACIM VAR BİRİYLE FENA HALDE DERTLEŞMEYE...!!!

      BİRİYLE FENA HALDE KONUŞMAYA İHTİYACIM VAR
    BİRİYLE FENA HALDE DERTLEŞMEYE...
    EVİMDE NE SICAK BİR YEMEĞİM VAR
    NE DE TELEVİZYONUN SESİNDEN BAŞKA SES...!
    AMA İÇİMDE BİR YERLERDE SABIR TAŞI GİZLİ SANKİ
    DOĞDUĞUM GÜNDEN BERİ ORDA DURUYOR
    NE AHLAK NE DE SEVGİ GÖKTEN DÜNYAYA İNDİ 
    İNSANLIK İSTEDİ KEŞFETTİ HEPSİNİ
    YENİ DOĞMUŞ BİR BEBEĞE BİLE GİREBİLEN
    MİKROP MİSALİ İÇİMİZDE HEM KÖTÜ VAR HEM İYİ...!!!  
     
    01 April

    sadece sen ve ben     
    sen ve yine sen benim içimdeki sen...!!!
    ben ALİMUNZUR ben dağların kartalı...!!!
    sağyanım bıçak yarası,
    sol yanım hiçran ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimim yarısı...!!!
    Açıldı ömrümün haritası ...!!!
     
    BEŞİKTAŞ GÖNÜLLERİN ŞAMPİYONU...!!!
    11 March

    BİR ŞEY SÖYLE...!!!

    SLM MİLLET BU BENİM ADRESİM HERKESİ BEKLİYORUM
     
     
     
     
               BİR ŞEY SÖYLE
     
     
     BİR ŞEY SÖYLE
    DENİZLER TUTUŞTURULDUĞUNDA
       DAĞLAR YÜRÜTÜLDÜĞÜNDE
    BİR ŞEY SÖYLE
        YILDIZLAR SEMADAN BİR BİR
    DÖKÜLDÜĞÜNDE ÜSTÜMZE
        BİR ŞEY SÖYLE
    BEN SENİ UNUTURUM
       SÖYLE
    YER BAŞKA GÖK BAŞKA OLDUĞUNDA
         SALLANIP ÇALKALANDIĞINDA UÇSUZ
    BUCAKSIZ SEMA
         HANİ BİZ
    ATEŞİN ETRAFINI SARMIŞ
         PERVANELER GİBİ OLDUĞUMUZDA
    BİR ŞEY SÖYLE
         UNUTURUM BEN SENİ, SÖYLE
    KALPLERDE GİZLENENLER ORTAYA DÖKÜLDÜĞÜ ZAMAN
          GK YARILDIĞI ZAMAN
    NE OLUYOR BU YERE DEDİĞİ ZAMAN İNSAN
        VE KALAKALDIĞINDA YÜZKARASI
    ŞİİRLERİM
         VE SENSİZ BİR ZAMAN
    VE AYAKLARIMIZIN ALTINDA TOPRAK
         KAYIP
    DÜMDÜZ EĞİLDİĞİ ZAMAN
          BİR ŞEY SÖYLE
    DEFTERLER AÇILDIĞINDA GÖKYÜZÜ
          SIYRILIP
    ALINDIĞINDA
         CEHENNEM TUTUŞTURULDUĞUNDA CENNET
    YAKLAŞTIRILDIĞINDA